17 Şubat 2013 Pazar

Niye diğer markaları değil de Yale ‘nin kablosuz alarm sistemini kullanayım ki?


Niye diğer markaları değil de Yale ‘nin kablosuz alarm sistemini kullanayım ki?

                Eh artık bu yazıya gelene kadar size evde sigortanızın olmasının, iyi bir çelik kapınızın olmasının, sitede olmanızın, bir alarm sisteminizin olmasının neden yeterli olmadığını ve evinizin & işyerinizin korumasında en geçerli sistemin otomatik aramalı alarm sistemi taktırmanız gerektiğini detaylarıyla yazdım. Sanırım artık bu konuda hemfikirizdir. Tabi ki benimle aynı düşünceyi paylaşmayan bir çok kişi de vardır, bu tamamen bir risk alabilme meselesi. Bazı insanlar “risk averse” denilen risk almak istemeyen ve işini güvenli bir şekilde yapmaktan hoşlanan insan tipine girer, bazı insanlar ise “risk taker” denilen risk almaya daha meyilli olan gruba girer. Kimseyi hangi gruba girdi diye suçlayacak halimiz yok, çünkü bu bir karakter şeklidir ve ben sabaha kadar riskleri anlatayım “risk taker” grubundaki kişiler bunlara “hadi canım sen de” şeklinde yaklaşacaktır.

                Maalesef Türk insanlarının çoğu bu ikinci gruba giriyor, o yüzden de atın ölümü arpadan oluyor zaten. Ve Avrupadaki ev ve işyerlerinin %15 lik bir bölümünde alarm sistemi bulunuyorken, bu oran Türkiye’de sadece % 0,6. Amerika’da ise bu oran %20 ‘ye çıkıyor. Eskiden sigorta  ve kasko yaptıran kişi sayısı da azdı, ama sonradan gereklilikleri anlaşıldıkça standart oldu bunlar, bu sistemler de aynı şekilde olacak.

                Neyse geçelim bunları, yine çenem açıldı. Sonuçta yazının konusu bunun gerekli olduğuna karar verdikten sonra niye Yale’nin ürünlerini seçesiniz diye bilgi vermek, maddeleyim yine rahat olsun,      Sadede ve sonuca yaklaşayım iyice sıkılmaya başlamışsınızdır, maddeleyim yine rahat olsun, neler önemliymiş?

      1) Sizi arayacak

      2) Kablosuz olacak

      3) Güvenilir ve bilindik bir marka olacak ki kapının üzerinde o amblemi gördüğü zaman hırsız, " burayı salla ya, yanda daha rahat bir daire var." diyecek.

      4) Kendi başınıza montaj da önemli, bir de servise para bayılmamak amaçlı

       Bu 4 kıstasa uyan tek alarm sistemi Yale kablosuz alarm sistemi şu anda. Tabi başka çok iyi alarm sistemleri de var; Paradox, Kale vs. gibi. Mesela Kale 'nin kablosuz alarm sistemi de var, o da başarılı ama telefonla aramadığı için almadım bir numaraya, paradox deseniz marka ve kendi başına montaj kısımları biraz daha altta (tabi bence). Neyse bilmediğim markalar beni idare etsin, bildiğim kadarıyla yazıyorum sonuçta.




        Ben şimdiye kadar hep kendi başınıza yapabileceğiniz önlemlerden bahsettim, o yüzden yine böyle bir ürün olan Yale kablosuz alarm sistemini öneriyorum. 

         Sistemin içinden 2 adet hareket dedektörü, 2 adet kapı/pencere kontağı ve tabi diğer gerekli parçalar çıkıyor. Yale bu konularla ilgili çok iyi bir hizmet vermiş, tüm soracağınız sorular, montaj, set içeriği ile ilgili videolar hazırlamış çok detaylı bir şekilde. Profesyonellik bu işte, ben bunu hiçbir diğer firmada görmedim açıkçası. Bu videoları da yazımın altında paylaşacağım ki size bir faydası olur umarım.




         Neyse dediğim gibi ürünün geri kalan özelliklerini ve kurulumunu videolardan görürsünüz. Benim naçizane ürün tavsiyemin en önemli sebepleri söylediğim gibi;

         1) 3 adet numarayı ürüne tanımlıyorsunuz ve alarm sistemi devreye girdiğinde sırayla otomatik olarak tüm numaraları arıyor. Böylece Allah korusun bir hırsızlık olayında anında haberiniz oluyor ve polis, tanıdık, komşu vs. herkesi arıyabiliyorsunuz.

         2) Kablosuz olduğu için montajı çok kolay ve hiçbir şekilde evinizde görüntü kirliliği yaratmıyor.

         3) Kutunun içinden bir de yalancı siren çıkıyor, bunu da evinizin dışına monte ediyorsunuz. Asıl siren de kapınızın üstünde zaten. Yani evinize girmek isteyen hırsız en kritik noktalarda yanıp sönen Yale amblemli koca sireni görüyor ve sizin için iyi komşularınız için kötü olan haberle, sizi bırakıp yan tarafa geçiyor. Kim uğraşmak ister ki Yale güvencesiyle evini koruyan biriyle, kimbilir  kapısı vs daha nasıl güvenlidir.




         4) Dediğim gibi montajını da kendi başınıza kolaylıkla yapabilirsiniz,  bunun için videolara dikkatle takip etmeniz yeterli. Kimseye ihtiyacınız yok yani, boşa para da vermenize gerek yok.

         Velhasılkelam "tedbir kuldan, takdir Allah'tan"... Siz alabileceğiniz her türlü önlemi alın. Ailenizin huzuru ve güvenliği her şeyden önemli. Ama güvenliği sağlamak için de çok büyük paralar harcamanıza gerek yok, kiralamaya falan da gerek yok, alın Yale kablosuz alarm sistemini bir kere, yıllarca sizin olsun, kafanız rahat olsun... Satın almak da çok kolay, sipariş veriyorsunuz 1 günde evinize geliyor, incelemek isteyenler buyursun.. 

        Haydi güvenli günler dilerim...

        Öner TÜRKSEVER


     




Yale kablosuz alarm sistemi ilk kurulum :






Yale kablosuz alarm sistemi cihazların montajı :







Yale kablosuz alarm sistemi - Sıkça sorulan sorular _ Pır dedektörü







Yale kablosuz alarm sistemi - Sıkça sorulan sorular _ Kontrol paneli :







Yale kablosuz alarm sistemi - Kontrol paneli :






Yale kablosuz alarm sistemi - Konum planlama :






Yale kablosuz alarm sistemi - Sıkça sorulan sorular _ Siren kutusu :



16 Şubat 2013 Cumartesi

Müteahhitim (inşaat yapıyorum) niye Yale kablosuz alarm sistemini alayım ki? Evlerimi nasıl daha yüksek fiyata satarım?

Müteahhitim (inşaat yapıyorum) niye Yale kablosuz alarm sistemini alayım ki? Evlerimi nasıl daha yüksek fiyata satarım?
               
                Bu da güzel bir soru, aslında yazımızı okuyan bir müteahhitseniz aslında doğru kişiye yazı yazıyorum demektir. Kendinizi geliştirmeye ve yeniliklere açıksınız, aynı zamanda evlerinizi nasıl daha kolay satarımın peşindesiniz demektir. Yıllardır, inşaat yapan müşterilerimize hizmet veriyoruz, o yüzden artık kimin hangi bakış açısına sahip olduğunu artık anlayabiliyorum az çok. Genel olarak 2 tipe ayırabiliriz müteahhitlerimizi :

1)      “Evi en ucuz maliyetlerle bitireyim, hafiften süsleyip püsleyip bir an önce satayım” tipi : Aslında maalesef bu gruba giren kişi sayısı çok fazla, zaten siz de çok aşinasınızdır bu bakış açısına. Gelirler bizim işyerine, en ucuz kol hangisi diye sorarak lafa girerler. Tabi bu diğer alımlarında da aynı şekilde geçerlidir. Eve ne yapsam fazla paraya satamam, zaten millet bizim canımızı çıkarıyor modundadırlar. Hadi 100-120 milyara ev satanları anlıyorum, maliyetleri düşürmek zorundalar ve gerçekten de yaptıkları ekstra maliyetleri geri alamıyorlar. (Vicdan konusunu burada açmıyorum, öyle bir grup da var, bu fiyatlara ev satmalarına rağmen en ucuzu değil, yine iş görebilecek ürünleri alıyorlar. Bu grubu gerçekten çok takdir ediyorum, uzun vadeli bakabiliyorlar. Zaten bu insanların da işleri 2.gruptakiler kadar olmasa da iyi, daha inşaat bitmeden dairelerin büyük kısmını satıyorlar. Bir bölgede isimlerini duyurduktan sonra oluyor tabi bu.) Ama bir de 400-500 milyara hatta daha fazlasına ev satanlar var bu gruba giren, onlar artık tam düşman başına. Adam o fiyata ev satıyor, hala 10-15 tl lik kapı kolu takıyor. (Benim ana uzmanlık konum o olduğu için kapı kolu üzerinden örnekler veriyorum, idare edin  artık.) Görüntü olsun da kalitesi çok önemli değil modunda bu arkadaşlar da. Ama bunların da gerçek yüzü bir süre sonra ortaya çıkıyor ve uzun vadede başarılı olamıyorlar.

2)      “Evi zaten iyi fiyata satıyorum, müşterilerim evden zevk alsın ve evi en iyi şekilde yapayım ki, ileride de yapacağım inşaatlar için referans olsun” tipi :
Azınlıkta olsa bile böyle bir grup da var, muhtemelen siz de bu grubun içine giriyorsunuz zaten. Çünkü 1.grubun çok okuma ve araştırma alışkanlığı olmuyor. O yüzden yazı asıl olarak sizin için yazılmış durumda. Sizi size fazla anlatmadan sadede geleyim çünkü muhtemelen yoğunsunuz zaten.

                Ekonominin bozuk olduğu şu dönemde insanların en çok önem verdiği konu ailesinin güvenliği, zaten bu yüzden çoğunlukla site yapımına yöneldiniz. Sizce niye sitedeki evler daha kolay satılıyor? Elbette ki bu güvenlik ihtiyacı yüzünden. Ama her yere site yapamazsınız, çünkü büyük alanların çoğu kapılmış durumda ve siz yine de insanların güvenlik ihtiyacını karşılayabilirseniz evinizi çok daha rahat satarsınız.

                İnsanların güvenlik ihtiyacınızı sadece dandik bir alarm sistemi takarak karşılayamayacağınızı önceki yazımda göstermiştim. Açıkçası bunu artık herkes biliyor. Buna rağmen bazı müteahhitler halen Çin malı alarm sistemi taktırıyor bir dünya para vererek (tabi aldığınıza oranla verdiğiniz bir dünya, yoksa ucuz da olabilir sonuçta). Sizin inşaatınızı diğer inşaatlardan ayırt edebilecek olan özellik işte burada devreye giriyor, hem de çok daha uygun maliyetlerle.

                Türkiye’deki insanların aklına güvenlik deyince ilk gelen 2-3 firma hangisi? Yale Kilit, Kale Kilit vs. ve 60 yıldır evlerini ve işyerlerini bu markalarla koruyorlar. Böyle bir marka gücü sayesinde inşaatlarınızı diğerlerinden ayırt edebilirsiniz. Düşünsenize “Evlerinizi Yale'nin kablosuz alarm sistemleriyle koruyoruz!” şeklinde bir reklamla müşterinizin önüne çıktığınızı. Ne düşünür?

                                 
              
            “Vay be, adama bak, en iyi markayla anlaşıp evimi güvence altına almış. Bu kafada biri kimbilir evin diğer bölümlerinde nasıl para harcamıştır!!”

                                       

             Peki bunun maliyeti bana ne olacak, bir dünya paradır bu şeklinde düşünmeye başlamışsınızdır muhtemelen. Ben de sadede geleyim artık :

                Kafanız zaten maliyetlere çalışıyordur ben o yüzden kısaca bir hesap yapayım size :

                Diyelim 8 daireniz var ve sistemi almaya karar verdiniz :,

                Ürün bedeli daire başına 580,00 tl + kdv ödeyeceksiniz daire başına. KDV yi saymayın zaten sürekli bir dünya KDV niz çıkıyor, o sizin için bir ihtiyaç. Bu meblağı masraf olarak işleyeceksiniz ve vergiden düşeceksiniz, yani %40 gibi bir vergi avantajınız olacak. Ne kaldı geriye 340,00 TL! Yani daire başına gerçek maliyetiniz sadece 340,00 TL! Peki bu parayı verdiğinizde ve dairelerin kapısına YALE harici sirenini koyarak böyle bir hizmeti müşterinizi sunduğunuzda dairenizin değeri ne kadar artar? 10 milyar, 20 milyar, belki daha fazla? Ben de öyle düşünmüştüm. Aynı fiyattan satsanız dahi daireyi, 9 ay yerine 3 ayda sattığınızı düşünün dairelerinizi. Tabi ki bu satışınızı çok kolaylaştıracak. 8 daire bedelinin 6 aylık faizi ne kadar daire başı 340 tl den fazladır herhalde.  Bir de kulaktan kulağa pazarlama yapacaksınız, hiçbir müteahhitin  yapmadığını yaparak. “Duydun mu, X inşaat Yale'nin kablosuz alarm sistemlerini kullanıyormuş!!” Bu da sizin ilerideki inşaatlarınızın satışında çok yardımı olacak ve İnşaat firmanızın ismi kısa sürede “iyi firma, müşterileri için her şeyi düşünüyor” şeklinde anılmaya başlanacak. Böyle bir reklamın zaten bedeli biçilemez.

                                                                                                     

                Zaten akıllı insanlarsınız çok fazla konuşmaya gerek yok, yukarıdaki hesabı bir daha okuyun niye inşaatlarınızda Yale kablosuz alarm sistemini kullanmanız gerektiğini anlayacaksınız. Hadi hayırlı satışlar dilerim… J

                Öner TÜRKSEVER


                                                  

14 Şubat 2013 Perşembe

GÜVENLİKLİ SİTEDE OTURUYORUM NİYE YALE KABLOSUZ ALARM SİSTEMİNİ KULLANAYIM??


GÜVENLİKLİ SİTEDE OTURUYORUM NİYE YALE KABLOSUZ ALARM SİSTEMİNİ KULLANAYIM?

                İnsanların alarm sistemleri ve hizmetlerine karşılık en büyük itirazları site içerisinde yaşadıkları zaman oluyor, “ zaten güvenlikli sitede oturuyorum, niye böyle bir sisteme para vereyim ki?” şeklinde geliyor genelde bu soru. Açıkçası itirazlar arasında en mantıklısı bu, her ne kadar tüm güvenlik deliklerini kapamak isteyenler için bu itirazda da hala eksikler olsa da diğerlerine göre daha az. Hani sigortada, çelik kapıda, alarm sistemlerinde falan çok kesin konuşuyorum bu sistemin gerekliliği konusunda ama bunda olsa da olur olmasa da olur modundayım, sitenizin durumuna bağlı olarak ve risk alma istekliliğinize bağlı olarak.

                Bu durumlarda da ne gibi sorunlar yaşayacağınızı madde madde anlatayım daha rahat okunsun, asıl olarak bunda da 5 sakınca var :

1)      Güvenlik görevlilerinin çoğunda hiçbir silah vs. olmadığı için ve de kanun önünde bizden farklı bir yetkileri bulunmadığı için sitede kavga dahi olsa çoğu müdahale edemiyor. Çok kahraman bir site görevliniz yoksa, hırsızlık durumlarında adamcağızın müdahale etmesini beklemeyin. Canını tehlikeye atacak hali yok 3 kuruş maaş alırken. Bu hırsızlığı duyduğu durumlar için geçerli. Bildiğiniz gibi akşamları genelde ya uykuda oluyor bu arkadaşlar ya da uyku halinde oluyor. Peki sizce önünde kaç adet kamera var? Büyük bir sitede muhtemelen 10-15 arası kamera vardır, peki bunların hepsine bakma şansı ne güvenlikçinin? Valla pek fazla değil, hem de geceleri karanlıkta ve uykuluyken. O yüzden eğer alarm sisteminiz olmaz ve ortalığı inletmezse, hırsızlar çok kolay bir şekilde sitenize girip evinize dadanabilir, hem de güvenlikçinizin ruhu duymadan.

2)       Diğer bir sakınca da maalesef müteahhitlerimiz siteleri yaparken kamera tasarrufunda bulunmak amacıyla tek direğe tek kamera takması gerekirken, bir direğe iki tarafa bakan kameralar yerleştiriyorlar. Bu da her direğin orada kör noktalar oluşmasına sebep oluyor. İşini bilen hırsızlar da bu kör noktalardan güvenlikçinizin göremeyeceği bir şekilde siteye girebiliyor. Tabi bu kör noktaların yanı sıra kameralar arasındaki mesafeleri olması gerekenden uzak bıraktıkları için (kamera sayısından tasarruf etmek amacıyla yine) güvenlikçinin belli noktaları karanlıkta takip etmesi pek mümkün olmuyor, çünkü çok uzak çekim oluyor bu kameralarda ve görüntü kalitesi de düşük olduğu için giren çıkan tam görünemiyor. Halbuki alarm sisteminiz olunca sesle birlikte güvenlikçinizin de olaydan haberi oluyor ve en azından polise haber verebiliyor

                                

3)      Şahsen yaşadığım bir olayı anlatayım, kulağınıza küpe olsun. Biz de sitede oturuyoruz. 2 sene önce falan önce (hatta meşhur futbolcularımızdan birinin evidir kendisi, haberlerde okumuşsunuzdur belki) bir site sakininin evine hırsız girdi. Eşine bıçak dayadı evdeki değerli eşyaları aldı kaçtı. Buraya kadar her şey normal bir hırsızlık olayı. Asıl ilginç olay soygunun aydınlanmasında yaşandı. Yakındaki benzin istasyonunun kamerasından görüntüler çıktı ve hırsız kim olsa beğenirsiniz : Yıllarca bizim sitede görev yapmış en efendi güvenlikçilerden biri. İşten ayrıldıktan 2-3 ay sonra bu hırsızlığı yaptı. E tabi bir güvenlikçiden iyi sitenin güvenlik zaaflarını kim bilebilir ki? Neyse yani güvenlikçimiz var deyip geçmeyin, siz yine eşeğinizi sağlam kazığa bağlayıp önlemlerinizi alın, neyin ne olacağı belli olmuyor.

4)      Ayrıca kendimden de bildiğim gibi güvenlikli sitede oturunca insan bir rahatlıyor. Yani kapıları kilitlemiyor, değerli eşyaları ortada bırakıyor, cam pencere açık uyuyor vs. vs. (bizim evi bayağı bir hedef gösterdim, neyse ki var alarm sistemim J ) Şaka bir yana ne kadar olsa bu bir gerçek. Hırsızlar da bunu bildiği için siteler konusunda çok daha ısrarcı davranıyor. Eğer kapınızın üstünde Yale ‘nin alarm işaretini görürlerse sizin evinize girmekle uğraşmayacaklarından emin olabilirsiniz. Hadi bu önlemleri almadınız en azından güvenlik konusunda çok rahatlamayın en azından, hırsızlara açık hedef olmayın.

                               

5)      Son olarak, siteler artık çok fazla daireden oluşuyor. Kabaca bir hesapla 300 daire olsa (fazlası da olabiliyor) , ortalama 4 kişilik aile olsa, 1.200 kişi eder. E bunların misafirleri, yemek, su, tüp vs. getiren çalışanlar falan derken bir  dünya insan ediyor siteye giren çıkan. Tabi bunlar da sonunda güvenlik zaaflarına sebep oluyor ve hırsızlıklara yol açıyor. Böyle büyük sitelerde oturuyorsanız da siz önleminizi alın bence, gelen görsün alarm sisteminiz olduğunu ve hiç  sizle uğraşmasın.

Başta da söylediğim gibi sitede oturmak tabi ki diğer yerlere göre çok daha güvenli. Ama işi garantiye almıyor kesinlikle. Zaten öyle olsaydı sitelerden sürekli hırsızlık haberlerini almazdık. Sonuçta sitede oturmak da bir gelir düzeyi gerektiriyor ve bu gelir düzeyi de hırsızları cezbediyor elbette. En ekonomiğinden alacağınız Yale kablosuz alarm sistemi sayesinde hırsızları caydırabilirsiniz ve kafanız rahat olur. Son karar size ait, ben riskleri yazdım alıp almamak kişiye göre değişir…. Daha fazla incelemek ve satın almak isterseniz tıklayınız..

  Öner TÜRKSEVER


                              




12 Şubat 2013 Salı

Evimde (işyerimde) alarm sistemi zaten var, niye Yale'nin otomatik aramalı kablosuz alarm sistemine para vereyim ki?


EVİMDE ALARM SİSTEMİ ZATEN VAR, NİYE YALE'NİN OTOMATİK ARAMALI KABLOSUZ ALARM SİSTEMİNE PARA VEREYİM Kİ?

Yale kablosuz alarm sistemine gelen en önemli itirazlardan biri de “evimde (veya işyerimde) alarm sistemi kullanıyorum, niye yenisini alayım ki?” . Bazı bakımlardan haklı bir itiraz tabi, sonuçta ikisinde de alarm sistemi kuruluyor, ne kadar fark edebilir ki?

Öncelikle alarm sistemleri artık o kadar yaygınlaştı ve ayağa düştü ki, bit pazarından 1,00 tl ye falan kapıya takılan alarmlardan alabiliyorsunuz. Veya hadi daha iyi bir şey taktırdığınızı düşünelim, çok ucuz fiyatlara ürünler var piyasada. Tabi ki hepsi Çin Malı. Çin malları kötü diye bir şey diyemem, Allah var iyilerini de yapıyorlar. Ama maalesef ülkemizde ithalatçılar (bir tek biz öyle değiliz deyip işin içinden çıkarmışım :) en ucuz ürünü satmak için, ne kadar dandik mal varsa ülkeye getiriyorlar. Alarm gibi güvenliğinizle ilgili çok önemli bu ürünlerde dahi bununla çok karşılaşıyoruz. Bu da neyi getiriyor, bu ürünler ya çabuk bozuluyor, ya yerli yersiz alarm çalarak insanları bu sese alıştırıyor (bu da yalancı çoban sendromuna yol açıp, gerçek hırsızlıklarda kimsenin sallamamasına sebep oluyor), ya bozuluyor ve hiç çalmıyor (tabi siz bunu bilmediğiniz için de kendinizi güvende sanıyorsunuz), ya da hırsızlar tarafından kolaylıkla etkisiz hale getirilebiliyor.

Alarm sistemleri konusunda en başarılı markaların başında Yale markası geliyor tabi.

                       

Tabi bu başta verilecek bir karar, o yüzden yazı başlığıyla çok uygun olmadı diyeceksiniz; çünkü olan olmuş ve zaten işyerinizde (veya evinizde) alarm sistemi var hali hazırda. E para verilmiş çöpe atılcak değil ya? Haklısınız ama bazen parayı çöpe atmak güvenliği çöpe atmaktan çok daha mantıklı oluyor. Özellikle mevzubahis olan ailenizin huzuru ve güvenliğiyse. Neyse niye normal bir alarm sistemi yerine (çin malı ürünlerin dandikliğinden, hali hazırdaki ürününüzün sizi yeterince koruyamayabileceğinden, yanlış alarm verebileceğinden veya hiç alarm çalmayabileceğinden, kolaylıkla etkisiz hale getirilebileceğinden vs. bahsetmiyorum dahi; ki bunlar bile bilinmedik marka bir alarm almamak için başlı başına sebeplerdir.) otomatik olarak sizi arayan bir alarm sistemi taktırayım derseniz : (bu arada aslında bu özellik çin malı ürünlerin çoğunda da var, ama malesef pek iyi çalışmıyor)

                       

Bunun 3 tane ana sebebi var :

1)      Yukarıda yalancı çoban sendromundan bahsetmiştim, bu tabi benim uydurduğum bir deyim ama hoşuma gittiğinden söyleyip duruyorum. J Artık herkeste bahsettiğim dandik çin malı alarmlardan olduğu için olup olmadık yerde yanlış alarm çalmalarına alıştık. Bu sebeple de artık çoğumuz bir alarm çalmaya başladığında bunun yine yanlış bir alarm olduğunu düşünüp hiç umursamıyoruz. Tabi bu da alarmın boşuna çalıp durmasına neden oluyor. Yani eğer kimse size haber vermezse hırsız yapacağını yapıyor ve gidiyor. Yale ‘nin sisteminde ise hırsız alarmı harekete geçirdiği anda alarm sırayla 3 numarayı arıyor ve alarmın aktive olduğunu size bildiriyor. Bu sayede de siz bir tanıdığınızı, polisi vs. hemen oraya yönlendirebiliyorsunuz.

2)      Bildiğiniz gibi artık oturduğumuz yerlerde komşuluk eskisi gibi değil ve insanlar korku duyuyor bu tip hırsızlık olaylarında. Umursamazlık ve korkunun kombinasyonu da çalan alarmların boşu boşuna çalmaya devam etmesine sebep oluyor. Ne sizin ne de polisin bundan haberi oluyor. Arama sistemi olmadığı için hırsız yapacağını yapıyor ve kaçıyor. Tabi umuyorum ki sadece maddi hasar vererek.

3)      Hadi süper komşularınız olsun ve bu komşularınız yalancı çoban sendromundan müzdarip olmayan korkusuz ve süper düşünceli insanlar olsun. Bu alarm sistemleri tabi ki bankalardaki gibi değil maalesef ve kolaylıkla bertaraf edilebiliyorlar. Burada yollarını anlatmayayım tabi fakat hem harici sireni hem de dahili sireni 10 saniyede susturabiliyor hırsızlar. Tabi alarm çalmayınca süper komşularınız da hiçbir işe yaramıyor. Halbuki arama sisteminiz olsa alarmlar çalmaya başlayınca hemen sizi arayacak ve hem sizin hem de polisin olaydan haberi olacaktı. Hırsızlar sirenleri sustursa dahi yapılan aramayı geri alabilecek sistemi henüz bulamadılar!?


Sonuç olarak sanırım arama sisteminin alarm sisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu anlatabilmişimdir. Tek başına alarm sistemi gerçekten hiçbir işe yaramıyor

Neyse yine uzun bir yazı oldu, bir de üstüne bu yazılar biraz kasvetli oluyor, pek hoşlanmadığım bir şekilde. Ama hepimiz olaylar başımıza geldikten sonra akıllanıyoruz, ben de bu yazı dizimde testi kırılmadan sizi uyarmaya çalışıyorum. Çelik kapınızı yaptırmaya, ferforje kapılar yaptırmaya, alarm sistemleri taktırmaya vs. bir dünya para veriyorsunuz, çok daha ucuza güvenlik ihtiyacınızı karşılayabilecekken yazıktır uğraşmayın tüm bunlarla. Tabi seçim size ait… Güvenli ve huzurlu bir hayat dilerim… Ürünü daha fazla incelemek veya satın almak isterseniz tıklayınız..

Öner TÜRKSEVER


                                  

                                       

9 Şubat 2013 Cumartesi

İşyerimde (veya evimde) sigorta var, niye bir de yale kablosuz alarm sistemi kurdurayım ki?


     İşyerimde (veya evimde) sigorta var, niye bir de Yale kablosuz alarm sistemini kurdurayım ki?


                Geçen yazımda bahsetmiştim kısaca Yale kablosuz alarm sisteminin nasıl çalıştığını ve niye kullanılması gerektiğini. Tabi ki bununla ilgili insanların kafasında bir çok soru oluşuyor ve itiraz geliyor. Sistem tam bilinemediğinden çok da haklı bu serzenişler. Bu itirazlardan en çok geleni de “sigortam varken bir daha niye masraf yapayım ki?” şeklinde geliyor. Bir bakın bakalım gerçekten doğru muymuş bu soru…    

                                        

                Öncelikle 2013 yılından itibaren sigorta şirketleri özellikle işyerlerini alarm sistemi ve diğer önlemler yoksa kolay kolay sigortalamayacak. Bu bilgiyi aklınızda bulundurun, zaten yakında sigortacınızdan bunu duyarsınız. Yani sigorta yaptırabilmenizin zaten ilk koşullarından biri evinizde veya işyerinizde alarm sistemi olması olacak, yoksa zaten sigortalamanız da çok zor olacak veya yaptırmamanız için çok yüksek bedeller çıkacak.

                Hadi yaptırdılar diyelim, alarm sistemi olup olmaması priminizi direk etkiliyor. Zaten ürün bedelinin bir kısmını sigorta priminizdeki düşüşten karşılıyorsunuz. Her sene bu düşüş olacağını ve inşallah hırsızlık olmayacağı için de ürün uzun vadede bedavaya gelecek oluyor yani size sırf bu prim kârlarınız sayesinde.

                                     

                Tabi Sigorta sisteminin nasıl işlediği malum, çok iyi firmalar var fakat bazen de öyle uygulamalar yapıyorlar ki, inanılmaz. Müşteriye ödeme yapmamak için bin dereden su getiriyorlar, aslında haklı olarak biraz da, çünkü kötü niyetli olarak bu sigortaları dolandırmak isteyen de çok insan var. O yüzden hep şüpheyle yaklaşıyorlar ve kaybınızı tam olarak almanız neredeyse imkansıza yakın oluyor. Sizin ihmalleriniz yüzünden olmuş gibi de yaklaşıyorlar ve siz aldığınız az rakama şükrediyorsunuz sonunda. Ama alarm sisteminiz olsa, hem elinizden gelen korumayı yaptığınızı gösterdiğiniz için sigortadan paranızı daha rahat alabileceksiniz hem de zaten büyük ihtimalle testi kırılmadan önlemi aldığınız için zaten malınız yerinde duracak ve sigortayla uğraşmanıza gerek kalmayacak.

                Kendi şirketim açısından söyleyeyim aynı bedeli bana verseler dahi hiçbir para giden malların veya işyerinin yerini dolduramaz. Diyelim işyerim yandı, ben o saatten sonra parayı alsam ne olur? Veya mallarım çalındı, ben o malları 5-6 ay sonra verilen parayla yerine koyamam ki! Fiyatları artıyor sürekli, kimi ithal ürün hemen gelmiyor zaten. Peki bu kadar sürede işyerim kapalı olursa kaybedeceğim müşteriler ne olacak? Bir daha geri alabilir miyim? Tabi ki hayır. Yani böyle bir kaybın telafisi yok, o yüzden olay olmadan engellemek için elimden geleni yapıyorum. İş hayatımın alarm sistemine üç kuruş para vermemek için bitmesi riskini alamam ben. Tabi ki herkesin alabildiği risk oranı farklıdır.

 Son olarak, sigorta şirketiniz süper bile olsa faturanız vs. olmadan zaten ödeme yapmıyorlar. Hadi işyerinizde faturanız olur (o da şüpheli, adamlar nereden bilecek o malın çalındığını, ya yalan söylüyorsanız? O yüzden de tam rakamı almanız zor, çünkü suiistimale çok açık bir konu), ama ya evinizde? Pırlantalarınızın, altınlarınızın, paralarınızın, çoğu elektronik eşyanızın veya kırılan dökülen mobilyalarınızın faturaları var mı elinizde?? Tabi ki yok, peki nasıl sigortadan paranızı almayı düşünüyorsunuz? Muhakkak kaybınızın bir kısmını alırsınız, fakat yine hepsini almanız gerçekten çok zor.

Zaten evlerde kesin gerekiyor çünkü, maddi kayıptan çok manevi olarak yıkımı var ve hiçbir sigorta bunu karşılamıyor maalesef. Eşinizin veya çocuğunuzun evi o şekilde görmesinin etkisi, veya Allah korusun evde olursanız böyle bir olayla karşılaşmasının etkisi yıllar boyunca sürer ve buna hiçbir sigortanın yapacağı bir şey yoktur. Ve açıkçası buna karşı verilecek hiçbir bedel yok.

                Sonuç olarak bence yapılması gereken şey her zaman önlemi önceden almak ve olayı olmadan engellemektir. Ama Türk halkı olarak bunu hiçbir zaman uygulayamıyoruz ve başımıza kötü bir olay gelmeden aklımız başımıza gelmiyor. Olası maddi ve manevi kayıpları hiçbir sigorta karşılayamaz yukarıdaki uzun yazıdan da anlayabileceğiniz gibi. Bana kalırsa testi kırılmadan önlemi alın, sigorta ve alarm sistemi vs. ne yapabiliyorsanız hepsini yapın, sonra işiniz keşkelere kalmasın. Zor para kazanıyoruz, kolay kaybetmeyelim.. Yale kablosuz alarm sistemini incelemek veya satın almak istiyorsanız tıklayınız.

                                 

                Bu yazı biraz iç karartıcı oldu, kusura bakmayın ama dost acı söylermiş.. J

                Öner TÜRKSEVER






  

Kapımda çok güvenli bir çelik kapı var, niye bir de Yale kablosuz alarm sistemi taktırayım ki?

Kapımda çok güvenli bir çelik kapı var, niye bir de Yale kablosuz alarm sistemi taktırayım ki?


                Geçen yazımda bahsetmiştim kısaca Yale kablosuz alarm sisteminin nasıl çalıştığını ve niye kullanılması gerektiğini. Tabi ki bununla ilgili insanların kafasında bir çok soru oluşuyor ve itiraz geliyor. Sistem tam bilinemediğinden çok da haklı bu serzenişler. Bu itirazlardan bir tanesi de “Kapımda çok güvenli bir çelik kapı var, niye bir de alarm sistemi taktırayım ki?” şeklinde geliyor. Bir bakın bakalım gerçekten doğru muymuş bu soru…               

                                   

                Çelik kapı kilitleri ve aksesuarları satan bir firma sahibi olarak bu konuda bayağı bir bilgi sahibiyim açıkçası. Çelik kapıcı ve çilingir olarak çok müşterimiz olduğu için çelik kapı ve nasıl açılacağı konusunda da artık oldukça bilgili sayılırım. O yüzden bu soruya cevap vermek benim için çok da zor değil.

                Öncelikle “hırsıza kilit olmaz” kesinlikle çok doğru bir yaklaşım. Siz tabi elinizden geleni yapacaksınız, en iyi çelik kapıyı, en iyi kilit sistemini kullanacaksınız. E hırsıza kilit olmaz dediniz, biz de kapıyı açık bıraktık olacak hali yok. J Hırsızın işini zorlaştıran sistemler var ama onları tamamen durduran sistem pek yok. Şöyle düşünün kapıda kalıyorsunuz ve çilingir gelip 5 dakikada (hadi kapınız daha güvenliyse yarım saatte) kapınızı açıyor. Sizce çilingirin açtığı bir kapıyı hırsız açamaz mı? Tabi ki açıyor maalesef, hem de ne methodlarla, inanamazsınız. Burada bunlardan bahsedip yol göstermeyelim tabi. :)

                Kale kilit başta olmak üzere tüm kilit firmaları hırsızlığa karşı yeni sistemler çıkarıyor, kale tuzaklı barel, yüksek güvenlikli barel, otomatik blokajlı barel, çelik takviyeli barel, kancalı kilit, multi kilit vs. vs. Hepsi çok güzel ve işe yarıyor . Ama karşı taraf da boş durmuyor bir türlü, bunlara karşı yeni teknikler geliştiriyorlar. Ya en son internette çilingir aletleri (maymuncuk, çelik rozet kırma aleti vs.vs) satan bir online satış sitesi gördüm, yuh artık yani, olmadı hırsızlara kapıyı açık bırakalım. Hizmetin bu kadarı da fazla bence..

                                    

                Zaten bu yüzden alarm sistemi işe yarıyor. Hırsız kapınızla uğraşsa ve açsa dahi alarmlar çalmaya başlıyor. Hadi sirenleri ve alarmı susturdular, ya da komşular sallamadı alarm sesini. Kapınızın açıldığı bilgisi otomatik olarak sizi arayan Yale kablosuz alarm sistemi sayesinde size ulaşıyor ve gerekli müdahaleyi yapabiliyorsunuz. Telefonunuz mu kapalı, daha 2 numara var sırayla arayacağı merak etmeyin. Böylece hırsızlık riski iyice sıfıra iniyor.

                Ayrıca hırsızların evlere girdiği tek yer çelik kapılarınızın olduğu dış kapılarınız değil. Kaçıncı katta olursanız olun hırsızlar maymun gibi tırmanabiliyor. (teşbihte hata olmaz.) J Alt katlardaysanız zaten kapınızla hiç uğraşmıyorlar; çünkü alüminyum veya pimapenden yapılan pencereler ve balkon kapıları ne kadar kolay açılabiliyor inanamazsınız. En son duyduğum hikayede hırsız pimapenin yan tarafını maket bıçağı ile kesip kapıyı açmış, iç tarafında doğru düzgün sac olmadığı için kolaylıkla kesilebiliyor bunların çoğu. Bu sebeple alarm sistemi taktırarak evin tüm bölümlerini korumaya almak kapınıza pahalı bir çelik kapı almaktan çok daha güvenli.

                                 

                Açıkçası artık öyle çelik kapılar satılıyor ki ahşap kapınız kalsa daha iyi bence. Maalesef çoğu tüketici sırf fiyatlara bakarak kapısını alıyor veya satıcılar tarafından kandırılarak kötü bir çelik kapıyı iyi sanarak satın alıyor. 3-4 milyar vererek Kale Çelik Kapı satın alabilirsiniz, ya da daha mantıklı bir şekilde orta karar bir çelik kapı alarak onu Yale'nin otomatik aramalı kablosuz alarm sistemiyle desteklersiniz. Bu 3-4 milyarlık kapınızı hırsızların açamayacağına dair bir garanti de yok tabi ki. Ayrıca, evin hırsızlara karşı korumasız olan diğer kısımlarını bu çelik kapıyla koruyamazsınız yukarıda bahsettiğim gibi.


                Şöyle düşünün kapınızda iyi görünen bir çelik kapı var ve üstünde Kale ‘nin alarm sisteminin olduğu aşağıdaki gibi bir siren resmi var. Sizce hırsız sizin kapınızla uğraşır mı? Yan kapıya geçer gider. Bu sizi kötü bir komşu yapmaz, aksine huzurlu ve kafası rahat biri yapar… J


                                          

  
                  Eğer Yale'nin kablosuz alarm sistemini incelemek veya satın almak isterseniz tıklayınız..

                  Öner TÜRKSEVER
    

     

5 Şubat 2013 Salı

Evinizin güvenliğini hırsızlara karşı en ucuza en güvenli şekilde nasıl sağlayabilirsiniz?

Yale kablosuz alarm seti (sistemi) özellikleri nelerdir ve evinizin güvenliğini en iyi nasıl sağlarsınız?

      Evlerinizin güvenliğini nasıl sağlayabileceğiniz ile ilgili daha önce de bir çok yazı yazmıştım. Kısaca bir üstünden geçeyim, bence hırsızı girmeden durdurabilmek için ilk yapmanız gereken şey evlerinizin dışarıya açılan kısımlarını güçlendirmektir.

      Nelerdir o kısımlar? Öncelikle en başta dış kapınız tabi ki. Ne yapabilirsiniz onunla ilgili? En kolayı kapı göbeğinizi değiştirmek. Yeni çıkan Kale alarmlı bareli ve Kale tüpten şifreli anahtarı kopyalayamayan bareli kesinlikle öneririm. Daha ucuz bir şey arayanlar da Kale YGS bareli ve daha da uygun fiyatlı bir şey isterseniz de Kale tuzaklı sistem bareli öneririm.










     Ya yine çok uzattım işin içinden çıkamayacağım kısa kesiyorum, ayrıca dış kapınızın kilidini değiştirebilirsiniz ve pimapen/alüminyum kapı ve pencerelerinize pimapen emniyet mandalı takarak kendinizi biraz daha güvene alabilirsiniz. Bunlarla ilgili detaylı yazımı okumak isterseniz, tıklarsınız..







     Ammavelakin hırsıza kilit olmaz diyorlar, çok da doğru bu malesef. İşini olabildiğince uzatmak görevimiz, ben de sizlere bu konuda yardımcı olmaya çalıştım hep. Ama işi uzun da sürse çok hırslı hırsız arkadaşlar da var, kafayı takmasınlar yani. Bu tipleri caydırmanın en kolay yolu da bence alarm sistemleri

     Adam içeriye girdikten sonra alarm sistemini neyleyeyim diyebilirsiniz haklı olarak, ama iş öyle olmuyor, caydırıcılığı çok fazla bu sistemlerin




      Bu aralar malum kiralama sistemi çok revaçta günde 10 kez geliyorlar satmak için. Mantık doğru ama sistem yanlış bence. Nasıl diyeceksiniz? Şöyle ki, alarm çalınca size haber verilmesi çok mantıklı, çünkü bir dünya uğraşıp evinize girebiliyorsa hırsız, komşularınız çok ilgili insanlar değil demek ki, ya da korkabilirler. Ve alarm çalar çalar, adamlar içeride oynar. (böyle bir reklam vardı ya çok komikti, bulabilirsem eklerim sonra. "alarm çalsın biz oynarız abi!" diye bir repliği vardı.) :) 

     Gelgelelim bu kiralama yapanlardan eve kablolu alarmını taktırsanız 40-50 tl (hatta usd bazısında), kablosuzunu taktırsanız 70-80 tl aylık para alıyorlar. E kablolu olmaz güzelim  evinizi bozar. Eh 80 tl den her yıl sizin olmayan bir mala 1 milyar vermek de bence evin reisini bozar. 




      Çin malı bir şey alsanız çok ucuz, ama çalar mı çalmaz mı, siz çalacak diye rahat davranırken, daha beter olur mu hep muamma. Ayrıca hırsızlar böyle dandik markaları gördüler mi kaçacaklarına daha çok iştahlanıyorlar, nasılsa bir şey olmaz mantığıyla.. Kaş yaparken göz çıkarmak sanırım buna deniyor. Kullanmayın daha iyi.

      Sadede ve sonuca yaklaşayım iyice sıkılmaya başlamışsınızdır, maddeleyim yine rahat olsun, neler önemliymiş?

      1) Sizi arayacak

      2) Kablosuz olacak

      3) Güvenilir ve bilindik bir marka olacak ki kapının üzerinde o amblemi gördüğü zaman hırsız, " burayı salla ya, yanda daha rahat bir daire var." diyecek.

      4) Kendi başınıza montaj da önemli, bir de servise para bayılmamak amaçlı

       Bu 4 kıstasa uyan tek alarm sistemi Yale kablosuz alarm sistemi şu anda. Tabi başka çok iyi alarm sistemleri de var; Paradox, Kale vs. gibi. Mesela Kale 'nin kablosuz alarm sistemi de var, o da başarılı ama telefonla aramadığı için almadım bir numaraya, paradox deseniz marka ve kendi başına montaj kısımları biraz daha altta (tabi bence). Neyse bilmediğim markalar beni idare etsin, bildiğim kadarıyla yazıyorum sonuçta.




        Ben şimdiye kadar hep kendi başınıza yapabileceğiniz önlemlerden bahsettim, o yüzden yine böyle bir ürün olan Yale kablosuz alarm sistemini öneriyorum. 

         Sistemin içinden 2 adet hareket dedektörü, 2 adet kapı/pencere kontağı ve tabi diğer gerekli parçalar çıkıyor. Yale bu konularla ilgili çok iyi bir hizmet vermiş, tüm soracağınız sorular, montaj, set içeriği ile ilgili videolar hazırlamış çok detaylı bir şekilde. Profesyonellik bu işte, ben bunu hiçbir diğer firmada görmedim açıkçası. Bu videoları da yazımın altında paylaşacağım ki size bir faydası olur umarım.




         Neyse dediğim gibi ürünün geri kalan özelliklerini ve kurulumunu videolardan görürsünüz. Benim naçizane ürün tavsiyemin en önemli sebepleri söylediğim gibi;

         1) 3 adet numarayı ürüne tanımlıyorsunuz ve alarm sistemi devreye girdiğinde sırayla otomatik olarak tüm numaraları arıyor. Böylece Allah korusun bir hırsızlık olayında anında haberiniz oluyor ve polis, tanıdık, komşu vs. herkesi arıyabiliyorsunuz.

         2) Kablosuz olduğu için montajı çok kolay ve hiçbir şekilde evinizde görüntü kirliliği yaratmıyor.

         3) Kutunun içinden bir de yalancı siren çıkıyor, bunu da evinizin dışına monte ediyorsunuz. Asıl siren de kapınızın üstünde zaten. Yani evinize girmek isteyen hırsız en kritik noktalarda yanıp sönen Yale amblemli koca sireni görüyor ve sizin için iyi komşularınız için kötü olan haberle, sizi bırakıp yan tarafa geçiyor. Kim uğraşmak ister ki Yale güvencesiyle evini koruyan biriyle, kimbilir  kapısı vs daha nasıl güvenlidir.




         4) Dediğim gibi montajını da kendi başınıza kolaylıkla yapabilirsiniz,  bunun için videolara dikkatle takip etmeniz yeterli. Kimseye ihtiyacınız yok yani, boşa para da vermenize gerek yok.

         Velhasılkelam "tedbir kuldan, takdir Allah'tan"... Siz alabileceğiniz her türlü önlemi alın. Ailenizin huzuru ve güvenliği her şeyden önemli. Ama güvenliği sağlamak için de çok büyük paralar harcamanıza gerek yok, kiralamaya falan da gerek yok, alın Yale kablosuz alarm sistemini bir kere, yıllarca sizin olsun, kafanız rahat olsun... Satın almak da çok kolay, sipariş veriyorsunuz 1 günde evinize geliyor, incelemek isteyenler buyursun.. 

        Haydi güvenli günler dilerim...

        Öner TÜRKSEVER


     




Yale kablosuz alarm sistemi ilk kurulum :






Yale kablosuz alarm sistemi cihazların montajı :







Yale kablosuz alarm sistemi - Sıkça sorulan sorular _ Pır dedektörü







Yale kablosuz alarm sistemi - Sıkça sorulan sorular _ Kontrol paneli :







Yale kablosuz alarm sistemi - Kontrol paneli :






Yale kablosuz alarm sistemi - Konum planlama :






Yale kablosuz alarm sistemi - Sıkça sorulan sorular _ Siren kutusu :



3 Şubat 2013 Pazar

Niye internetten (www.hirdavatfirsati.com ‘dan ve diğer hırdavat sitelerinden) online hırdavat alışverişi yapayım ki?


Niye internetten (www.hirdavatfirsati.com ‘dan ve diğer hırdavat sitelerinden) online hırdavat alışverişi yapayım ki?

               
                Kimseyi uzun uzun klişelerle sıkmadan www.hirdavatfirsati.com online hırdavat satış sitesini baz alarak niye tüm dünyada online alışverişin inanılmaz hızlı arttığını ve Türkiye’de de bu trendin nasıl bu kadar hızlandığını kısaca yazayım istedim. Buyrun…

                Önce genel olarak neden internetten alışveriş yapmayı tercih ediyor artık insanlar, çok basit aslında. 
1)      Özellikle bilmediğiniz ürünlerde (bizim örneğimizde kapı kolu, kilit, evye, ankastre vs.) fiyat araştırmak gerçekten çok zor.  Fiziki olarak onlarca dükkanı gezersiniz fakat hala kazıklanabilirsiniz. Açıkçası çok aşırı fiyatı olmayan bu tip ürünlerde bu araştırmayı kimse yapmıyor ve çoğunlukla gidiyor yapı marketlerden alıp geçiyor.  Fakat tabi fiyatlarını bilmediğiniz için bu yapı marketlerdeki fahiş fiyatları normal sanıp alıp geçiyorsunuz. Evinize 7 kilit ve 7 kapı kolu alacaksanız ne kadar fiyat fark edebilir ki? İnanın çok fark ediyor.  Şöyle söyleyeyim çoğu üründe 2 katına kadar çıkıyor bu fiyatlar. Burada aslında sizin için şans www.hirdavatfirsati.com gibi siteler. En azından fiyatları karşılaştırabileceğiniz bir mecra buluyorsunuz ve zaten toptancı ve distribütör olan Azim Hırdavat Ltd.Şti. gibi bir firmanın ürünlerini toptan fiyatlarla perakende olarak alabiliyorsunuz. Çoğu müşteri bu sitenin müşteri hizmetlerini arayıp fiyatlar acaba doğru mu, niye bu ucuz diye soruyorlar. Aslında normal fiyatlar bunlar fakat tabi masrafı çok olan yapı marketlerde ve benzeri işyerlerinde fiyatlar çok daha yüksek oluyor. Neyse konumuz fiyatların niye yüksek olduğu değil, en uygun fiyatlarla ihtiyacımız olan ürünleri almak. Bunun yolu da kolaylıkla fiyat araştırabileceğimiz internetten alışveriş yapmak.

2)      Trafik işkencesi. Çok açıklama yapmama gerek yok sanırım. Dışarıdaki herhangi bir yere gitmek (özellikle de büyük şehirlerde) gerçekten bir işkenceye dönüşüyor. Trafiğin sinirlerinizi yıpratmasındansa evinizin sıcaklığında ürünleri araştırmak sanırım çok daha kolay.

3)      Otopark işkencesi. İşkenceleri arka arkaya sıralıyorum ama yapacak bir şey yok bu konu da çoğu yerde gerçekten çok büyük sıkıntı. Bizim yerimiz mesela İnşaatçılar Çarşısı’nda, ama ben bile gitmeye üşeniyorum yerimize, çünkü otopark sorunu gerçekten büyük sıkıntı. Kamyonlar, arabalar derken normal müşterilere arabalarını koyacak yer olmuyor. Bu bütün toptancıların olduğu çarşılar ve bazen yapı marketler için dahi geçerli oluyor. Arabanıza yer aramak mı istiyorsunuz yoksa sadece birkaç dakikada alışverişinizi tamamlamak mı?

4)      Tabi bunların doğal sonucu olan Zaman Maliyeti bence en maliyetli olanı. Vakit nakittir geyiklerine girmek istemiyorum. Ama maalesef doğru. Hadi belli saatlerinizi trafikte geçirdiniz, sonra arabanıza da bol bol dolaştıktan sonra düzgün bir yer buldunuz. Şimdi sıra doğru ürün ve doğru fiyatı bulmak için kapı kapı dükkan dolaşmaya geldi. Sizce 5-6 saatinizin değeri, evinize alacağınız kapı kolu, kilit ve çekmece rayıyla karşılaştırınca ne kadar olur? Bence çok, bir de o kadar dolaşıp muhtemelen ürünleri www.hirdavatfirsati.com ‘daki fiyatlardan daha pahalısına alacaksınız. Çok mantıklı değil ama vaktiniz varsa ve bu tip şeyleri incelemek hoşunuza gidiyorsa tabi o da bir seçim.

                                                   

5)      Tabi bu arada bazı ürünlerin internetten satışına uygun olmadığını düşünebilirsiniz. Bunlar kapı kolu, kulp, ankastre, evye, elektrik anahtarı gibi görüntünün de önemli olduğu ve dokunarak ve görerek satın almak isteyebileceğiniz ürünler. Peki niye bunları internetten alsın? Üstteki  sebepler zaten bunlar için de geçerli ve bence bu ürünleri de internetten almakta bir sakınca yok, şöyle ki :

·         Kapı kolları, kulplar, evyeler ve ankastre ürünlerde görüntünün önemli olduğundan bahsettik. Bu doğru ve gerçekten de bu ürünlerin görüntüsü seçiminizi kolaylaştırabilir. Fakat bunları gerçek yeri olan kapınızda (veya dolabınızda veya mutfağınızda) diğer tüm unsurlarla birlikte görmeden her satın alışınız zaten riskleri içinde barındırır. Yani bir dükkandan fiziki olarak da bu ürünleri alsanız, hay Allah keşke diğerini alsaydım deme ihtimaliniz her zaman var. O zaman bunları geri götürmek ve değiştirmek gerçekten çok büyük dert ve zaman kaybı. Bu risk elbette internette de var, fakat değişim size sadece bir kargo parasına patlar ve zaman kaybınız olmaz. Bence internette bu ihtimal daha az bile olabilir, çünkü sizi etkilemeye çalışan (en çok kâr ettiği ürünlere veya elinde kalan ürünlere yönlendirirler genelde) bir satıcı bulunmuyor karşınızda. Ürünlerin resimleri ve özellikleri apaçık objektif bir biçimde karşınızda yazıyor. Tek yapmanız gereken dolaplarınızı, mutfağınızı veya kapınızı kafanızda canlandırmak ve seçenekleri elemek. Açıkçası kulp, kapı kolu, çekmece rayı, ankastre ürünler ve evyeler konusundaki seçimlerinize yardımcı olmak için yazdığım yazılar da bu konuda işinize yarayacaktır. Bence ürünleri rahat bir şekilde resimlerine bakarak seçmek çok daha rahat, sonuç olarak mutfaklarınızı veya kapılarınızı da resimlere bakarak seçmiyor musunuz? Herhalde bu ürünler onlardan görüntüsü daha az önemli şeyler değil?
·         Ayrıca bu ürünlerde önemli olan diğer özellik, ürünün ağırlığı ve diğer teknik özellikleridir. www.hirdavatfirsati.com online satış sitesinde bu ürünlerde tüketicilerin yanılmaması için kapı kollarını hammaddelerine göre (çünkü en önemli özelliği budur kapı kollarının ve fiziki dükkanlarda satıcılar bazen zamak kolları prinç malzeme diye satmaktadırlar. Fakat bu hirdavatfirsati ‘nda mümkün değildir.), kulpları boylarına göre (kulplarda da boyu ve delik ölçüsü önemlidir, sadece hirdavatfirsati ‘nda bu tip bir bölümlendirme yapılmıştır ve bu da müşterilere büyük kolaylık sağlamaktadır) ayrılmıştır. Evye ve ankastre gibi ürünlerde ise bu ürünlerin teknik özellikleri ve çizimleri önemlidir. Fiziki işyerlerinde çoğu özellikleri satıcılar size söylemez ve bilmezler.  Fakat www.hirdavatfirsati.com ‘da tüm özellikleri tek tek inceleyebilir ve kolaylıkla ürünleri karşılaştırabilirsiniz. Kimse sizin alışverişinizi oldu bittiye getirmeye çalışmaz.

6)      Buraya kadar olan son tüketiciler için geçerliydi. Zaten onlar için en mantıklı olanın bu olduğuna şüphe yok. Mobilyacılar, mütahitler, satıcılar ve çelik kapıcılar niye internetten alışveriş yapsın? www.hirdavatfirsati.com  ‘un arkasındaki firma Azim Hırdavat olduğuna göre ve bu firma Kale Kilit’in, Doğanlar Kapı Kolları’nın, Apel ürünlerinin vb. bir çok firmanın İzmir bayisi, Marelli, Serio ve Posse markalı ürünlerin Türkiye distribütörü olduğuna göre tüm toptan alım yapanlara en uygun fiyatları verebilir. Zaten bunun için “Satıcılara özel” ve “Stok fazlası ürünler” gibi bölümlerde oldukça uygun fiyatları var. Ayrıca telefonla tüm ürünlerde de koli bazındaki siparişler için özel fiyatlar veriyorlar. Özellikle doğu bölgelerinde ve ilçelerde çok yüksek fiyatlarla satılan mobilya aksesuarları, çelik kapı aksesuarları vs. oldukça uygun fiyatlara gelebilmektedir ve bu sebeple de bir çok mobilyacı ve çelik kapıcı hirdavatfirsati’ndan alışveriş yapmaya başlamıştır. Bu yeni satış sitili sektörde önemli farklılıklar yaratıyor.

Neyse çok uzattım zaten, kısacası zaten belli olanı yazdım biraz da. Açıkçası zaten internet satışlarının Türkiye’deki önemli artışı benim yazdıklarımı zaten onaylıyor. Ama çoğunlukla giyim ve fırsat siteleri ya da her şeyi satan satış siteleri kullanılıyor, bence artık dikey büyüyen ve sattığı ürünlerde uzman olan www.hirdavatfirsati.com gibi satış siteleri ileride çok daha fazla büyüyecek ve tercih edilecek. Nasıl fiziksel mağazalarda her şeyi satamazsa kimse, sanal mağazalarda da öyle olacak; çünkü bu şekilde stok problemleri olmayan ve sattığı malzemeleri bilen, detaylı ürünleri satan firmalar tüketicilere çok daha iyi hizmet verebilir. Hadi bakalım size iyi alışverişler dilerim, hem de trafik keşmekeşinden uzak evlerinizin huzur ve sıcaklığında.. J

Öner TÜRKSEVER